Sonuna kadar dayanan oldu mu?

Bir markayı veya modeli yıllar içinde ikonikleştiren en önemli unsurlardan biri, hafızalara kazınan tasarım karakteridir. Örneğin bir Porsche 911, Mercedes G-Serisi veya Rolex Submariner; onlarca yıl boyunca günümüz şartlarına uyum sağlayacak şekilde evrim geçirmiş olsalar da, metrelerce uzaktan dahi tanınabilen silüetlerini hiç kaybetmediler. Bu süreklilik, yalnızca tasarımlarını ölümsüzleştirmekle kalmadı; kimi zaman kendi segmentlerine isim verecek kadar güçlü bir miras yarattı.

Ancak özellikle son on yılda, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok köklü marka farklı bir yola girmeye başladı. Bir zamanlar birbirinden kolayca ayırt edilen tasarım dilleri giderek benzeşti. Ortak platformlar, radikal yeniden markalaşma süreçleri, sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışı ve genç nesillere hitap etme çabası; birçok ürünü karakter sahibi bir tasarım objesinden çok, aynı üretim bandından çıkmış elektronik cihazlara dönüştürdü.

Saat dünyasında da benzer bir değişim görmek mümkün. Plastik materyaller, renkli kadranlar, emoji temaları ve popüler kültür iş birlikleri artık çok daha yaygın. Elbette markaların büyük bölümü köklü tasarım miraslarını korumaya devam ediyor. Ancak ulaşmak istedikleri kitlenin değişmesiyle birlikte tasarım anlayışlarının da dönüşüme uğradığı açık.

Biz de sizler için sekiz büyük markanın son 40 yılı aşkın sürede geçirdiği tasarımsal dönüşümü bir araya getirdik — otomobilden saate, çantadan tekrar otomobile. Her biri kendi segmentinde bir dönemin dilini temsil ederken, bugün çok farklı bir kitleye ve çok farklı bir estetik anlayışına hitap ediyor.